Alp KAHYAOĞLU

 

Hani bir kitap okurda kitabın esrarengiz yaşamı içine giriverir yaşarsınız ya adeta o kitapta. Benimde editörlük hayatım böyle başladı desem yalan olmaz. Önce anlam veremiyordum işin açıkçası nereden başlanır nereden devam edilir onu bile bilmez iken öyle bir uçurumdan yuvarlandım ki anlatamam. Yuvarlandım kelimesi biraz tuhaf kaçacak direk Tolga TURAN tarafından itildim. Her günüm yeni bir heyecanla başladı mesleğim hoş meslek diyebilmem için çok uzun yol kat etmem gerekecek biliyorum ama. Olsun bir maratonsa çıktım kabulüm hem geriye insan koşamaz ki.

 

Şimdi klasikleşmiş doğduğum yer okuduğum yer falandan ziyade ileri de neler yapacağım ondan bahsetsem sanırım iyi olacak. Adım Alp birde marka olan soyadım var ALP KAHYAOĞLU. Marka dedim amacım bu sadece. Olanlardan hiçbir eksikliğim yok aksine arı gibi vızır vızır yazan bir yazarım ki ver kâğıdı kalemi o yazsın sen yayınla. Bir de bir güç var omzunda asla çekilmeyecek yürü dedikçe bana biliyorum ki engel olan tüm dikenleri taşlı yolları o kimseler uyanmadan sabahın ilk ışıklarında temizlemekte. Ne dediyse çıkmakta bir âlim bir medyum misali. Gün gelecek onun izniyle uçacağım yuvamdan kendi kanatlarımla gökyüzünde havalanırken.Şunu çok iyi biliyorum ki artık başıma ne gelirse gelsin geriye dönmek istersem o yuvaya belki yuva yerinde olmaya bilir ama o yuvayı ören dişi kuş birde yuvaya kol kanat gelen kocaman ağaç ve dalları orada olacak.Her gün bir yerde merhaba demek o kadar çok hoşuma gitti ki artık son sözüm ben ALP KAHYAOĞLU yeni bir günde belki bir ilden belki de bir ülkeden size merhaba demenin heyecanın yaşayacağım.İlk gün ki gibi başta da dedim ya beni iten uçurumdan düşme korkusu ile.

 

Merhaba yeni gün…

 

Alp KAHYAOĞLU

 

 

Creative Commons altında kullanılan resim digitalmindphotography  © 2014 Tüm Hakları Saklıdır.

Ücretsiz web sitesi oluşturun!Webnode